CHP'li İsimlerden Sert Çıkış: "Doğruyu söyleyene disiplin, itirafçıya sessizlik"
CHP Kartal İlçe Başkanlığı görevini geçmişte yürüten Muammer Çelebi ile Yıldırım Emsiz, haklarında başlatılan disiplin süreci ve ihraç talebine ilişkin değerlendirmelerini basın mensuplarıyla paylaştı. İki isim de eleştirilerinin partiye zarar değil, katkı amacı taşıdığını vurguladı.
Haber: Sibel Boz
İstanbul- Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kartal İlçe Başkanlığı görevini geçmişte yürüten Muammer Çelebi ile Yıldırım Emsiz, haklarında disipline sevk edilerek ihraç talebinde bulunulmasının ardından basın mensuplarıyla bir araya geldi. Sabah saatlerinde düzenlenen kahvaltılı buluşmada konuşan Çelebi ve Emsiz, sürece ilişkin kamuoyunda oluşan “yanlış algıyı” düzeltmek istediklerini belirtti.
Yaklaşık 1 saat süren toplantıda, parti içi disiplin süreçlerinden “itirafçı” tartışmalarına, çok seslilik vurgusundan örgütün dışlanmasına kadar birçok başlık ele alındı. Konuşmalarda ortak vurgu, “CHP’nin kişi ve olaylarla değil, ilkeleriyle anılması gerektiği” oldu.
Çelebi: “Amacımız algıları düzeltmek”
İlk sözü alan Muammer Çelebi, toplantının herhangi bir kişisel hesaplaşma amacı taşımadığını ifade ederek, “Beş gün önce basına da yansıdığı üzere bizimle ilgili yanlış bir algı oluşturuldu. Bugün burada bulunmamızın nedeni bu algıyı düzeltmektir. Cumhuriyet Halk Partisi kimliği ve etik değerleri çerçevesinde konuşuyoruz” dedi.
CHP’ye olan bağlılıklarının tartışma konusu yapılamayacağını vurgulayan Çelebi, “Dün olduğu gibi bugün ve yarın da Cumhuriyet Halk Partisi’nin değerlerini savunmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Çelebi ayrıca, hayatını kaybeden CHP emektarı Nihal Korkmaz için başsağlığı dileklerini ileterek, “Partimiz çok kıymetli bir değerini kaybetti. Ruhu şad olsun” dedi.
Emsiz: “Eleştiri düşmanlık değildir”
Daha sonra konuşan Yıldırım Emsiz ise CHP’nin çeşitli kademelerinde uzun yıllar görev yaptığını hatırlatarak, kendisini “baba ocağı” olarak gördüğü partiye aidiyetinin tartışma konusu olamayacağını söyledi.
Disiplin sürecine gerekçe gösterilen basın açıklamasının içeriğine değinen Emsiz, açıklamanın hakaret ya da bölücülük içermediğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Partide bir yanlışı gördüğünüzde eleştirmek bir görevdir. Yanlışa sessiz kalmak, faydasından çok zarar getirir. Bu, partimizin kurucu lideri Mustafa Kemal Atatürk’ün de vurguladığı bir ilkedir.”
“Biz koltuk değil, parti demokrasisi mücadelesi veriyoruz”
Emsiz, yaptıkları açıklamanın amacının parti içi demokrasinin güçlendirilmesi olduğunu vurgulayarak, “Bizim mücadelemiz bir makam ya da kişisel hesap mücadelesi değildir. Üyelerin söz sahibi olduğu, eleştirilerin cezalandırılmadığı bir CHP için mücadele ediyoruz” dedi.
“Eleştiri düşmanlık değildir, farklı düşünmek ihanet değildir” diyen Emsiz, disiplin sürecinin yalnızca kendilerini değil, parti vicdanını ilgilendirdiğini ifade etti.
“Doğruyu Söyleyene Disiplin, İtirafçıya Sessizlik”
Yapılan açıklamalarda; geçmiş dönem parti yönetimlerinden eski genel başkanlık süreçlerine, parti içi kırılmalara yol açan isimlerden kamuoyunda tartışma yaratan MYK üyelerine kadar pek çok konu mercek altına alındı. Özellikle Kemal Kılıçdaroğlu dönemi, son kurultay süreci ve parti içi muhalefetin baskılanması gibi kritik başlıklar, satır aralarında dikkat çekici vurgularla yer buldu. Bazı çıkışların neden “ihanet” etiketiyle yaftalandığı ve kimlerin eleştiriden muaf tutulduğu soruları ise çarpıcı bir dille sorgulandı.
Soruları yanıtlayan Çelebi ve Emsiz; adları çeşitli soruşturmalarla anılan isimleri örnek göstererek itirazlarını somutlaştırdılar. İkilinin ortak vurgusu ise kişilerin değil, genel ilkelerin ve liyakatin her şeyin üzerinde tutulması gerektiği oldu.
“Biz Bu Partinin Öz Evlatlarıyız”
Konuşmasında CHP’ye olan bağını vurgulayan konuşmacılar, partiye makam ya da koltuk için gelmiş isimlerden olmadıklarını belirterek şunları söyledi:
“Cumhuriyet Halk Partisi parlamento dışında kaldığında bu partiyi yeniden ayağa kaldırmak için mücadele etmiş insanlarız. Dün gelip bugün gidenlerden olmadık. Biz bu partinin öz evlatlarıyız.” Y.Emsiz
CHP’nin Kartal’daki örgütlü mücadelesine de değinen konuşmacı, partinin zor dönemlerinde on binlerce kişiyi bir araya getiren etkinlikler düzenlendiğini, ilçe binasının örgütün kendi imkânlarıyla kazandırıldığını hatırlattı.
“Yanlışı Söylemek İhanet Değildir”
Toplantının en dikkat çeken bölümlerinden biri, parti içinde eleştiri yapan isimlerin disiplinle tehdit edilmesi oldu. Eleştirinin ihanet olarak görülmesine sert tepki gösteren konuşmacılar, CHP’nin tarihsel olarak çok sesli bir parti olduğunu vurguladı.
“Bir gün kahraman ilan edilen insanlar, ertesi gün eleştiri yaptıkları için ‘hain’ ilan ediliyor. Bu anlayış CHP’ye yakışmaz.” Y. Emsiz
“İtirafçı Tartışması: Parti Neden Kalkan Yapılıyor?”
İBB davası kapsamında gündeme gelen “itirafçı” söylemleri de toplantıda geniş yer buldu. Parti kimliği taşıyan bazı isimlerin hâlâ üyeliklerinin sürmesi eleştirilerek, bu durumun örgütte ciddi bir rahatsızlık yarattığı ifade edildi.
“Cumhuriyet Halk Partisi kimliği taşıyan birisi itirafçı olmaz. Eğer bir yanlış varsa, bunun hesabı kişisel olarak verilir; parti kalkan yapılamaz.” M. Çelebi
Alevilik Üzerinden Yapılan Tartışmalara Tepki
Konuşmalarda, Alevilik inancı üzerinden yapılan bazı tartışmalara da sert tepki gösterildi. Alevi yurttaşların inançlarının yanlış örneklerle yaftalanmasına karşı çıkılarak, bunun toplumsal ayrışmayı derinleştirdiği vurgulandı.
“Alevilik felsefesinde mezar başında alkol içmek yoktur. Kim yapıyorsa yanlış yapmıştır. Bu tür örnekler üzerinden Aleviliği karalamaya kimsenin hakkı yoktur.” Y. Emsiz
“Disiplin Sopasıyla Siyaset Olmaz”
Toplantıda, il ve genel merkez yönetimlerine de doğrudan çağrı yapıldı. Eleştiri yapan ilçe başkanları ve parti emekçilerinin disiplin tehdidiyle susturulmasının kabul edilemez olduğu ifade edildi.
“Bugün muhalefetteyken disiplin sopasıyla susturulan bir parti, yarın iktidarda özgürlükçü olamaz.” M. Çelebi
“CHP Kişilerden Büyüktür”
Konuşmaların sonunda, partinin hiçbir kişi ya da grubun hukuki sürecine kalkan yapılmaması gerektiği vurgulandı. CHP’nin 102 yıllık geçmişiyle Türkiye’nin sigortası olduğu belirtilerek şu mesaj verildi:
“Cumhuriyet Halk Partisi, Ahmet’in, Mehmet’in değil; halkın partisidir. Yanlıştan dönmek erdemdir.”