Mehmet Şimşek'le görüşen Yalçın Karatepe, "KMH'lardaki biriken borç tutarı 7 Haziran itibarıyla 260 milyar liraya yükseldi"
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'le 4 saati aşkın bir görüşme gerçekleştiren CHP Genel Başkan Yardımcısı Yalçın Karatepe düzenlediği basın toplantısında yapılan görüşmenin içeriğine dair açıklamalar yaptı.
Dar gelirli vatandaşların bankalardaki ek hesaplarından yaptıkları harcama tutarının yüksek faiz ve vergi oranlarına rağmen arttığını ifade eden Karatepe şöyle konuştu:
"İktidar şöyle düşünüyor, kredinin maliyetini arttırırsak vatandaş kredi kullanmaktan vazgeçer. Oysa biz biliyoruz ki muhtaç olan insan kredinin maliyetine bakma imkanına bile sahip değil. Nereden biliyoruz muhtaç olduklarını? Mesela bu ek hesaplardaki artış tutarına baktık. Faizin bu kadar yükselmiş olmasına rağmen buradaki verginin sayın bakan Şimşek tarafından yüzde 100 arttırılmış olmasına rağmen geçen Temmuz'da bu yapıldı biliyorsunuz. KMH'lardaki biriken borç tutarı 116 milyar liradan 7 Haziran itibarıyla 260 milyar liraya yükselmiş durumdadır. Dolayısıyla vatandaş gerçekten geliri yetmediği için bu hesapları kullanarak yüksek faizler ödemek zorunda bırakılıyor. Benzer şekilde ödediği yüksek faiz üzerinden yüksek oranda vergi de ödemek durumunda kalıyor."
CHP Genel Başkan Yardımcısı Yalçın Karatepe, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'le, yaptıkları görüşmede kamuoyunun TÜİK'e şüpheyle yaklaştığını ve bu şüphelerdeki haklılık payının çok yüksek olduğunu söylediğini ve akademisyenlerle konunun uzmanlarından oluşacak bir heyetin verileri incelemesini önerdiğini ifade etti.
"Akademisyenler ve uzmanlardan oluşturulacak heyet TÜİK verilerini şeffaf bir şekilde incelesin"
Yalçın Karatepe, vatandaşın TÜİK'e güvenmediğini, mahkeme kararına rağmen TÜİK'in elindeki verileri açıklamadığını, bu güvenin sağlanması için akademisyenlerden oluşan bir heyetin TÜİK verilerini şeffaf bir şekilde incelemesi gerektiğini söyledi. Vatandaşın şüphelerinde haklılık payının yüksek olduğunu belirten Karatepe şöyle konuştu:
"TÜİK Sayın Bakanın sorumluluk alanına giren bir kurum. TÜİK’in açıkladığı verilere dair eleştirilerimiz olduğunu, kamuoyunda bu verilere şüpheyle yaklaşıldığını, bu şüphelerde haklılık payının çok yüksek olduğunu ifade ettim. Bu konuda verilerin şeffaf bir biçimde kamuoyu ile paylaşılması gerektiğini söyledim. Bu kapsamda tüketici fiyat enflasyonunun hesaplanmasında kullanılan, endekste yer alan 406 maddenin fiyatlarının yayınlanmadığını biliyorsunuz. Bu konuda DİSK’in açmış olduğu bir dava var mahkeme kararı var. Mahkeme bu verilerin yayınlanması yönünde bir karar almış olmasına rağmen TÜİK bizde böyle bir veri yok fiyat verisi yok gibi bir açıklama yaptı. Ben bu konuyu Sayın Bakanın dikkatine sundum. Ve şöyle bir öneride bulundum. TÜİK verilerine olan şüphenin, endişenin ortadan kalkmasını istiyorsanız bağımsız bir danışma kurulu, hakem kurulu gibi akademisyenlerden, konunun uzmanlarından, ilgililerinden bir heyet oluşturun. Bunlar TÜİK verilerini şeffaf bir şekilde incelesinler ve kamuoyuna açıklanan veriler konusundaki tereddütlerin ortadan kalkmasına yardımcı olsunlar. Geçmişte bunun çok kısa bir süre uygulandığını biliyoruz ama yeniden bu konuda bir düzenleme yapılması gerektiğinin uygun olduğunu ifade ettim."