"Çerçeve yasa" Adalet Komisyonu'nda: İktidar "pazarlık yok" dedi, muhalefetten demokratikleşme çağrısı geldi

TBMM Adalet Komisyonu'nda "Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi" görüşmelerine geçildi. DEM Partili Meral Danış Beştaş teklifin daha kapsamlı demokratikleşme adımlarıyla desteklenmesini isterken, AK Partili Şengül Karslı sürecin "pazarlık veya taviz süreci olmadığını" söyledi. YENİ Partili Turan Taşkın Özer teklifin hazırlanma yöntemini eleştirirken, MHP'li Halil Öztürk Türkiye'nin üniter yapısnın pazarlık konusu yapılmadığını vurguladı.

(TBMM) - TBMM Adalet Komisyonu, AK Parti İstanbul Milletvekili Cüneyt Yüksel başkanlığında "Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi"ni görüşmek üzere toplandı.

Usule ilişkin tartışmaların ardından 12 maddelik teklifin tümü üzerindeki görüşmelere geçildi. Görüşmelerde siyasi partiler, "Terörsüz Türkiye" süreci, silahların bırakılması, demokratikleşme, hukuk devleti ve teklifin hazırlanma yöntemi üzerinden farklı değerlendirmelerde bulundu.

Beştaş: "12 maddelik yasa tek başına bu tarihsel yükü kaldıramaz"

DEM Parti Erzurum Milletvekili Meral Danış Beştaş, Türkiye'de Cumhuriyet'in kuruluşunun ardından demokrasi ve hukuk alanındaki kazanımlardan toplumun bütün kesimlerinin eşit şekilde yararlanamadığını savundu.

Görüşülen 12 maddelik düzenlemenin tek başına yeterli olmayacağını belirten Beştaş, teklifin ilerleyen dönemde yeni yasal düzenlemelerle desteklenmesi gerektiğini söyledi.

Beştaş, "Halkları ezen koca bir yangın, Sayın Öcalan'ın çağrısıyla sönmüş; artık yeni yaşamın kurulması ve Demokratik Cumhuriyet'in parlamentosunun halklara hizmet için canla başla çalışacağı günler için çabalamanın vakti gelmiştir" ifadelerini kullandı.

İrlanda ve İspanya örneklerini gündeme getirdi

Barışın yalnızca çatışmaların sona ermesi anlamına gelmediğini savunan Beştaş, "negatif barıştan pozitif barışa" geçiş için hukuki zeminin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Dünyadaki çatışma çözümü süreçlerinden İspanya ve İrlanda örneklerini veren Beştaş, hukuki güvence oluşturulamayan süreçlerin yeniden çatışmaya dönebildiğini, hukukla desteklenen süreçlerin ise kalıcı çözümlere dönüşebildiğini ifade etti.

Beştaş; ceza mevzuatının insan hakları standartları doğrultusunda yeniden ele alınması, infazda eşitliğin sağlanması, kayyum uygulamalarının sona erdirilmesi, ana dilinde eğitim ve çok dilli kamu hizmeti gibi başlıklarda yeni düzenlemeler yapılması gerektiğini söyledi.

"Kürt meselesi demokrasi olmadan çözülemez"

Kürtlerin seçim dönemlerinde siyasetin malzemesi olmak istemediğini belirten Beştaş, ırkçılığa karşı olduklarını vurguladı.

İrlanda, İspanya, Güney Afrika ve Kolombiya'daki çatışma çözümü deneyimlerine işaret eden Beştaş, "Bugüne kadar öldük, yetti artık! Daha ne kadar öleceğiz?" ifadelerini kullandı.

Beştaş, "Kürt meselesi demokrasi olmadan çözülemez. Biz Diyarbakır'a demokrasi, İstanbul'a faşizm savunmuyoruz. Türkiye'nin her tarafına demokrasiyi savunuyoruz" dedi.

40 yıllık çatışmanın Türkiye'nin bütçesine, hukukuna, demokrasisine ve uluslararası itibarına zarar verdiğini savunan Beştaş, teklif konusunda "koşulsuz onay" veya "sürekli itiraz" yaklaşımı içinde olmadıklarını, destekleyen ve denetleyen bir siyaset izlediklerini söyledi.

AK Partili Karslı: "Bir pazarlık süreci asla değildir"

AK Parti İstanbul Milletvekili Şengül Karslı ise Türkiye'nin 40 yılı aşkın süredir terör nedeniyle ağır bedeller ödediğini belirterek, toplumun kalıcı huzur ve güven ortamı istediğini söyledi.

Terör nedeniyle hayatını kaybedenleri anan Karslı, "Şehitlerimiz terör ebediyen sürsün diye can vermedi. Onlar vatanımız bölünmesin, başka evlatlarımız ölmesin, anneler ağlamasın diye bu aziz bedeli ödedi" ifadelerini kullandı.

Sürecin herhangi bir pazarlık içermediğini savunan Karslı, "Bir pazarlık süreci asla değildir. Bir taviz süreci hiçbir şekilde değildir. Devletimizin geri adım atması ihtimal dahilinde hiç değildir" dedi.

Karslı, hukuki sürecin başlayabilmesi için terör örgütünün bütün unsurlarıyla fiilî varlığına son vermesi, silah ve mühimmatını teslim etmesi ve bunun güvenlik kurumlarınca tespit edilerek Millî Güvenlik Kurulu kararıyla teyit edilmesi gerektiğini söyledi.

"Bu teklif genel af değildir"

Kanun teklifinin Anayasa'ya ve ceza hukukunun temel ilkelerine uygun olduğunu savunan Karslı, düzenlemenin genel af olarak değerlendirilmesine de karşı çıktı.

Karslı, "Bu teklif bir genel af değildir. Suçları yok sayan, mahkûmiyetleri ortadan kaldıran, terör örgütünün siyasi veya ideolojik iddialarını meşrulaştıran bir metin hiç değildir" ifadelerini kullandı.

Sürecin sonunda herhangi bir siyasi parti veya grubun değil, Türkiye'de yaşayan bütün vatandaşların kazanacağını söyleyen Karslı, "Kazanan 86 milyon vatandaşımızın tamamı olacaktır" dedi.

YENİ Partili Özer: "Yöntemi demokratik olmayan bir yasa teklifinin müzakeresi demokratik yürütülmeli"

YENİ Parti İstanbul Milletvekili Turan Taşkın Özer ise teklifin Kürt sorununun çözümü ve demokratikleşme açısından önemli bir eşik olduğunu ancak teklifin önemine uygun bir yasama süreci yürütülmediğini savundu.

Özer, kanun metninin kamuoyu, milletvekilleri, sivil toplum kuruluşları ve akademisyenlerle yeterince tartışılmadığını ileri sürdü.

"İçerik kadar yöntemin de demokratik olması gerekirdi" diyen Özer, milletvekillerinin metni "adeta bir son dakika golüyle" önlerinde gördüğünü söyledi.

Özer, teklif için değişiklik önergeleri hazırladıklarını belirterek amaçlarının "ezber bir muhalefet" yapmak veya süreci tıkamak olmadığını, kalıcı çözümü güçlendirecek öneriler sunmak istediklerini ifade etti.

MHP'li Öztürk: "Temel değerler pazarlık konusu yapılmadı"

MHP Kırıkkale Milletvekili Halil Öztürk de Türkiye'nin terör karşısında geri adım atmadığını belirterek güvenlik güçlerinin, korucuların ve vatandaşların yıllarca ağır bedeller ödediğini söyledi.

Öztürk, gelinen aşamanın devletin gücü ve milletin fedakârlığının sonucu olduğunu ifade ederek şehitlerin hatırası ile gazilerin onurunun korunacağını belirtti.

Terör örgütünün kendisini feshetmesi, silahlarını kayıtsız şartsız bırakması ve siyasetin üzerindeki silahlı etkinin ortadan kaldırılmasının sürecin temel şartı olduğunu savunan Öztürk, Türkiye'nin temel nitelikleri konusunda herhangi bir pazarlık yapılmadığını söyledi.

Öztürk, "Türkiye Cumhuriyeti'nin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü, üniter devlet yapısı, millî egemenlik ve Anayasa'nın temel esasları herhangi bir pazarlığın konusu yapılmamıştır" dedi.

Öztürk, süreci "40 yıllık kanlı hesabı milletin lehine kapatacak güçlü bir devlet iradesinin işareti" olarak nitelendirerek hedefin silahın gölgesini siyaset ve toplum üzerinden tamamen kaldırmak olduğunu söyledi.

TBMM Adalet Komisyonu'nda "Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi" üzerindeki görüşmeler sürüyor.

Kaynak: Berfin BAYIR

DEM Parti Çerçeve Yasa Terörsüz Türkiye