☰
✕

BM Genel Sekreterliği seçiminde çıkmaz: Yedi adayın tamamına daimi üyelerden itiraz

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinde yeni genel sekreteri belirlemek amacıyla yapılan altıncı ön oylamada hiçbir aday üzerinde uzlaşma sağlanamadı. İlk kez kullanılan renk kodlu oy pusulaları, yedi adayın tamamının veto yetkisine sahip en az iki daimi üyeden olumsuz oy aldığını ortaya koydu. Kosta Rikalı Rebeca Grynspan dokuz destek oyuyla ilk sırada yer alırken yeni adayların yarışa katılması ihtimali de gündeme geldi.

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreterliği için yürütülen seçim sürecinde diplomatik belirsizlik sürüyor.

Görev süresi 31 Aralık 2026'da sona erecek olan António Guterres'in yerine geçecek ismi belirlemek amacıyla BM Güvenlik Konseyinde altıncı ön oylama gerçekleştirildi.

16 Ekim'de yapılan kapalı oylamada yedi aday değerlendirildi. Ancak hiçbir aday, Güvenlik Konseyinin veto yetkisine sahip beş daimi üyesinin tamamından destek alamadı.

Diplomatik kaynakların Reuters ve Associated Press'e aktardığı sonuçlara göre, yedi adayın tamamı daimi üyelerden en az ikisinin olumsuz oyuyla karşılaştı.

Bu sonuç, yeni genel sekreterin belirlenmesi için Güvenlik Konseyindeki görüşmelerin devam edeceğini gösteriyor.

En fazla desteği Rebeca Grynspan aldı

Kosta Rika'nın eski Cumhurbaşkanı Yardımcısı Rebeca Grynspan, altıncı ön oylamada en fazla destek alan aday oldu.

Grynspan için dokuz olumlu, beş olumsuz oy kullanılırken bir üye görüş belirtmedi.

Olumsuz oyların ikisi, veto yetkisine sahip daimi üyelerden geldi.

Öne çıkan diğer adaylardan Guyana'nın BM Daimi Temsilcisi Carolyn Rodrigues-Birkett ise sekiz destek, altı ret ve bir çekimser görüş aldı. Rodrigues-Birkett'e karşı kullanılan oyların ikisi de daimi üyelerden geldi.

Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı Başkanı Rafael Grossi de yüksek destek alan isimler arasında yer aldı. Ancak Grossi de daimi üyelerin itirazlarıyla karşılaştı.

Böylece en fazla desteği alan üç adaydan hiçbiri, seçim sürecinin ilerleyebilmesi için gerekli siyasi uzlaşmayı sağlayamadı.

Renkli oy pusulaları daimi üyelerin itirazlarını ortaya çıkardı

16 Ekim'deki oylamanın en önemli özelliği, seçim sürecinde ilk kez renk kodlu oy pusulalarının kullanılması oldu.

Önceki beş oylamada, adaylara verilen olumsuz oyların veto yetkisine sahip ülkelerden gelip gelmediği kesin biçimde ayırt edilemiyordu.

Yeni uygulamayla birlikte beş daimi üyenin oyları ile diğer on üyenin oyları birbirinden ayrıldı.

BM Güvenlik Konseyinin daimi üyeleri ABD, Rusya, Çin, Birleşik Krallık ve Fransa'dan oluşuyor.

Bu ülkelerin, genel sekreter adayının Güvenlik Konseyi tarafından önerilmesini engelleme yetkisi bulunuyor.

Ancak renk kodlu pusulalar, hangi daimi ülkenin hangi adaya karşı çıktığını tek tek açıklamıyor.

Oylamada verilen olumsuz görüşler de henüz resmî veto niteliği taşımıyor. Ön oylamalar, ülkelerin adaylara ilişkin eğilimlerini belirlemek amacıyla gerçekleştiriliyor.

Yeni adaylar gündeme gelebilir

Altıncı ön oylamanın ardından hiçbir adayın daimi üyelerin tamamının desteğini alamaması, yeni isimlerin yarışa katılması ihtimalini gündeme getirdi.

Diplomatik kaynaklara göre bazı mevcut ve eski dışişleri bakanları ile üst düzey siyasi isimlerin adaylık seçeneğini değerlendirdiği belirtiliyor.

ABD'nin BM Daimi Temsilcisi Mike Waltz da ülkelerin yeni aday göstermelerinin kendi egemenlik hakları kapsamında olduğunu ifade etti.

Bununla birlikte yeni adayların ortaya çıkması, Güvenlik Konseyinde uzlaşma sağlanacağını garanti etmiyor.

BM Genel Sekreteri nasıl seçiliyor?

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri, BM Güvenlik Konseyinin tavsiyesi üzerine Genel Kurul tarafından atanıyor.

15 üyeli Güvenlik Konseyinin bir adayı Genel Kurula önerebilmesi için en az dokuz olumlu oy gerekiyor.

Ayrıca ABD, Rusya, Çin, Birleşik Krallık ve Fransa'dan oluşan beş daimi üyeden hiçbirinin resmî oylamada veto kullanmaması gerekiyor.

Konseyin üzerinde uzlaştığı aday, daha sonra 193 üyeli BM Genel Kurulunun onayına sunuluyor.

Mevcut Genel Sekreter António Guterres'in görev süresi 31 Aralık 2026'da sona erecek. Yeni genel sekreterin ise 1 Ocak 2027'de göreve başlaması hedefleniyor.

BM tarihinde henüz kadın genel sekreter görev yapmadı

Yeni genel sekreterin belirlenmesi sürecinde kadın adayların varlığı da dikkat çekiyor.

Birleşmiş Milletlerin 80 yılı aşan tarihinde bugüne kadar genel sekreterlik görevini hiçbir kadın üstlenmedi.

Ön oylamada en yüksek desteği alan Rebeca Grynspan'ın seçilmesi durumunda bu görev ilk kez bir kadın tarafından yürütülecek.

Ancak adayın aldığı destek oyları, veto yetkisine sahip ülkeler arasında uzlaşmanın sağlandığı anlamına gelmiyor.

Türkiye açısından neden önemli?

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri, uluslararası anlaşmazlıklarda diplomatik girişimlerin yürütülmesi, taraflar arasında temas kurulması ve küresel krizlerin gündeme taşınmasında önemli rol oynuyor.

Gazze, Ukrayna, Orta Doğu ve Karadeniz'deki gelişmeler dikkate alındığında yeni genel sekreterin diplomatik yaklaşımı Türkiye'nin dış politikasını ilgilendiren konular üzerinde de etkili olabilir.

Bununla birlikte genel sekreterin, Güvenlik Konseyinin kararlarını tek başına değiştirme veya daimi üyelerin veto yetkisini ortadan kaldırma gücü bulunmuyor.

Bu nedenle yeni genel sekreterin kim olacağının yanı sıra veto yetkisine sahip ülkelerin ortak bir aday üzerinde uzlaşıp uzlaşamayacağı da önem taşıyor.

Altıncı ön oylamanın ortaya koyduğu temel sorun ise şu: Dünyanın en büyük diplomatik kuruluşunun yeni yöneticisini belirleme sürecinde beş daimi üyenin anlaşması mümkün olacak mı?

António Guterres BM Genel Sekreterliği Rebeca Grynspan