Birol Aydın'dan Meclis'te "tokluk sınırı" çıkışı: Kaç ihale, kaç tapu, kaç milyar dolar?
Saadet Partisi İstanbul Milletvekili Birol Aydın, TBMM Genel Kurulunda fon yolsuzluğu iddiaları üzerinden iktidara yönelik eleştirilerde bulundu. Açlık ve yoksulluk sınırlarının sürekli gündeme geldiğini hatırlatan Aydın, 'Peki bu ülkenin tokluk sınırı nedir?' diye sordu. Yaşananların yalnızca kişilerle açıklanamayacağını savunan Aydın, iddiaların araştırılması için Meclis komisyonu kurulmasını istedi.
Birol Aydın, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulunda yaptığı konuşmada, fon soruşturması ve kamu kaynaklarının kullanımı üzerinden iktidarın yönetim anlayışını eleştirdi.
Fon yolsuzluğu iddialarının münferit olaylar olarak değerlendirilmemesi gerektiğini savunan Aydın, sorunun siyasi ve ekonomik sistemin işleyişiyle birlikte ele alınmasını istedi.
Konuşmasında gelir dağılımındaki eşitsizliklere ve kamu kaynakları üzerinden sağlandığını ileri sürdüğü kazançlara dikkat çeken Aydın, açlık ve yoksulluk sınırlarına karşılık “tokluk sınırı” kavramını gündeme getirdi.
“Bu ülkenin tokluk sınırı nedir?”
Türkiye'de açlık ve yoksulluk sınırlarının her ay kamuoyunda tartışıldığını hatırlatan Aydın, bazı kesimlerin elde ettiği ekonomik kazançların sınırının sorgulanması gerektiğini söyledi.
Aydın, şu ifadeleri kullandı:
“Bu ülkede bir açlık sınırı var, bir yoksulluk sınırı var. Ve bu rakamlar her ay düzenli olarak gündemde. Herkesin diline pelesenk oldu. Açlık sınırı, yoksulluk sınırı. Peki bu ülkenin tokluk sınırı nedir?”
Kamu ihaleleri, hisse senetleri ve imar rantı üzerinden elde edildiğini ileri sürdüğü kazançlara değinen Aydın, “Birileri kaç ihale aldıkları zaman doyacaklar? Ne kadar hisseyi, ne kadar imar rantını aldıkları zaman doyacaklar?” diye sordu.
Aydın, sosyal medya hesabından paylaştığı konuşma kesitinde de aynı soruyu yineleyerek “Bunların tokluk sınırı kaç milyar dolardır, kaç tapudur, kaç ihaledir?” ifadelerine yer verdi.
“Kişileri değil, sistemi konuşmamız gerekiyor”
Fon soruşturması kapsamında gündeme gelen iddiaların yalnızca belirli kişiler üzerinden tartışılmasını yeterli bulmadığını belirten Aydın, iktidarın oluşturduğunu savunduğu siyasi ve ekonomik ilişkilerin araştırılması gerektiğini söyledi.
“Bu ortaya çıkan tabloda biz kişileri değil, aslında sistemi konuşmamız gerekiyor. İktidarın ürettiği bu tipolojiyi, bu ahlakı sorgulamamız gerekiyor” diyen Aydın, devlet ile siyasi iktidar arasındaki ilişkilerin sorgulanması çağrısında bulundu.
Aydın, “Biz bugün devletin kişiselleştirilmesini ya da kişilerin devletleştirilmesinin sonuçlarını aslında yaşıyoruz” ifadelerini kullandı.
Konuşmasında Fatma Betül adını da anan Aydın, fon soruşturmasına ilişkin iddiaların daha geniş bir ilişki ağının parçası olabileceğini ileri sürdü. Ancak söz konusu değerlendirmelerini destekleyen yeni bir belge veya somut bulguyu konuşmasında paylaşmadı.
Adalet vurgusu: “Dilinizi eğip bükmeyin”
Konuşmasının başında İYİ Partili bir milletvekilinin Nisa Suresi'nin 135. ayetine yaptığı atıfa değinen Aydın, ayetin adaletin korunması ve doğru şahitlik yapılması açısından önem taşıdığını söyledi.
Aydın, ayetteki mesajı “Dilinizi eğip bükmeyin. Yani şahitlik ederken kıvırmayın” sözleriyle yorumladı.
İktidara yakın isimlerin de fon soruşturmasına ilişkin gelişmeler karşısında adaletli davranması gerektiğini savunan Aydın, hukukun siyasi konumlara göre farklı uygulanmaması gerektiğini vurguladı.
Fon iddiaları için Meclis komisyonu çağrısı: Arınalım
Konuşmasının sonunda fon soruşturmasına ilişkin iddiaların bütün yönleriyle araştırılmasını isteyen Aydın, TBMM bünyesinde komisyon kurulması çağrısında bulundu.
Soruşturmanın yalnızca doğrudan adı geçen kişilerle sınırlı kalmaması gerektiğini savunan Aydın, olası siyasi ve ekonomik bağlantıların da incelenmesini istedi.
“Bir komisyon oluşturalım. Ucu nereye varıyorsa varsın arkadaş. Temizlenelim, arınalım” diyen Aydın, iddiaların kapsamlı biçimde araştırılması gerektiğini belirtti.
Karşı Sav Haber Merkezi