Bakan Gürlek: 2017'den bu yana 2 milyondan fazla dosyada uzlaşma sağlandı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, 2017'den bu yana iki milyondan fazla dosyada mağdur ile şüphelinin uzlaştığını açıkladı. Alternatif çözüm yöntemlerinin 2025 yılında asliye ceza ve çocuk mahkemelerinde ilk kez açılan kamu davalarını yüzde 33 azalttığını belirten Gürlek, uzlaştırmanın cezasızlık anlamına gelmediğini vurguladı.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Ceza İşleri Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen “Uzlaştırma Ödül Töreni ve Alternatif Çözümlerde 10. Yıl Sempozyumu”nda ceza adalet sistemindeki alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerine ilişkin açıklamalarda bulundu.
Uzlaştırma uygulamasının sonuçlarına değinen Gürlek, 2017 yılından bu yana iki milyondan fazla dosyada mağdur ve şüphelinin uzlaşmaya vardığını belirtti.
Gürlek, seri muhakeme, ön ödeme, kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve basit yargılama usulü gibi yöntemlerin de mahkemelerin iş yükünün azaltılmasına katkı sunduğunu ifade etti.
2025'te kamu davalarında yüzde 33 azalma
Bakan Gürlek, alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerinin ceza yargılaması üzerindeki etkisine ilişkin sayısal verileri paylaştı.
Gürlek'in açıklamasına göre 2025 yılında alternatif çözüm yöntemleri sayesinde asliye ceza ve çocuk mahkemelerine ilk kez açılan kamu davalarında yüzde 33 oranında azalma sağlandı.
Uzlaştırmanın 2005 yılında ceza adalet sistemine dahil edildiğini hatırlatan Gürlek, Aralık 2016'da yapılan düzenlemelerle uygulamanın kapsamının ve etkinliğinin artırıldığını söyledi.
Bakan, hâlen uzlaştırmacı siciline kayıtlı ve Cumhuriyet başsavcılıklarının listelerinde yer alan 30 binden fazla uzlaştırmacının görev yaptığını açıkladı.
Gürlek: “Alternatif çözüm ile cezasızlık birbirinden farklı kavramlardır”
Alternatif çözüm yöntemlerinin cezasızlık algısına yol açmaması gerektiğini belirten Gürlek, bu mekanizmaların kanunla belirlenen suçlarda ve koşullarda uygulanabildiğini ifade etti.
Uzlaştırmanın suç olarak tanımlanan fiilleri önemsizleştirmediğini vurgulayan Bakan, bu yöntemlerin hukuki sorumluluğun farklı mekanizmalarla ele alınmasını sağladığını söyledi.
Gürlek, mağdurun uzlaşmaya zorlanamayacağını, gönüllülük ilkesinin ve tarafların hukuki güvencelerinin korunması gerektiğini belirtti.
Uzlaşmada maddi tazminatın dışında farklı uygulamalar
Gürlek, uzlaştırma süreçlerinde tarafların yalnızca maddi zararların giderilmesine yönelik değil, sosyal dayanışmayı içeren yükümlülükler üzerinde de anlaşabildiğini anlattı.
Bakanlığın aktardığı örnekler arasında ihtiyaç sahiplerine bağış yapılması, fidan dikilmesi, öğrencilere kırtasiye yardımı sağlanması, engelli bireylere akülü araç temin edilmesi ve Kızılay'a kan veya kök hücre bağışında bulunulması yer aldı.
Gürlek, bu tür uygulamaların mağdurun zararının giderilmesini ve taraflar arasındaki uyuşmazlığın barışçıl yöntemlerle çözülmesini amaçladığını belirtti.
Onarıcı adalet ve mağdur hakları vurgusu
Konuşmasında onarıcı adalet anlayışına da değinen Gürlek, ceza adaletinin yalnızca suçun tespiti ve yaptırım uygulanmasıyla sınırlı değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.
Mağdurun yaşadığı zararın giderilmesi, süreçte söz sahibi olması ve failin davranışlarının sonuçları konusunda sorumluluk üstlenmesinin önemine dikkat çekti.
Gürlek, alternatif çözüm yöntemlerinin yargılama sürelerinin kısaltılmasına, mahkemelerin iş yükünün dengelenmesine ve adalet hizmetlerinde kaynakların daha verimli kullanılmasına katkı sunduğunu savundu.
33 başsavcılık ve 10 uzlaştırmacıya ödül
Program kapsamında uzlaştırma uygulamalarında 2025 yılının başarılı bulunan 33 Cumhuriyet başsavcılığına plaket, 10 uzlaştırmacıya ise plaket ve ödül verilmesi öngörüldü.
Bakan Gürlek, uzlaştırma sisteminin geliştirilmesinde görev alan hâkimlere, savcılara, uzlaştırmacılara ve adliye personeline teşekkür etti.
Alternatif çözüm yöntemlerinin uygulanmasında mesleki eğitimin, denetimin, mağdur haklarının korunmasının ve kamuoyunun doğru bilgilendirilmesinin önemini vurgulayan Gürlek, uygulamaların geliştirilmesine yönelik çalışmaların süreceğini ifade etti.