AB'den Airbnb tipi kiralamalara yeni dönem: Kentlere kısıtlama yetkisi geliyor

Avrupa Birliği Komisyonu, konut krizinin ağırlaştığı bölgelerde yerel ve ulusal yönetimlerin Airbnb benzeri kısa süreli kiralamalara, ikinci konutlara ve uzun süre boş bırakılan evlere sınırlama getirebilmesini kolaylaştıracak yeni düzenleme teklifini açıkladı. Teklif yasalaşırsa kentler, belirli koşullar altında kısa süreli kiralamalara kota ve benzeri tedbirler uygulayabilecek.

Avrupa Birliği, büyük kentlerde ve turistik bölgelerde giderek büyüyen konut krizine karşı kısa süreli kiralama piyasasına yönelik yeni bir adım attı.

AB Komisyonu, 9 Eylül’de açıkladığı Uygun Fiyatlı Konut Yasası teklifiyle, üye ülkeler ile yerel yönetimlerin konut sıkıntısının yoğun olduğu bölgelerde Airbnb benzeri kısa süreli kiralamaları daha kolay sınırlayabilmesini sağlayacak ortak bir hukuki çerçeve oluşturmayı hedefliyor.

Düzenleme yalnız kısa süreli kiralamaları değil, ikinci konutlar ile uzun süre boş bırakılan evlere yönelik tedbirleri de kapsayabilecek.

Ancak teklif Avrupa genelinde otomatik bir Airbnb yasağı anlamına gelmiyor.

Önce “konut baskısı” kanıtlanacak

Yeni sistemde yerel veya ulusal yönetimler önce belirli bir bölgenin “konut baskısı altında” olduğunu göstermek zorunda olacak.

Değerlendirmede konut fiyatlarının hane gelirlerine oranı, bu oranın son 10 yıldaki seyri, nüfus değişimi, konut arz-talep dengesi ve kısa süreli kiralamaların uzun dönemli konut stokuna etkisi gibi göstergeler dikkate alınacak.

Komisyonun yaklaşımına göre bir bölgede kısa süreli kiralamaların konut arzını veya erişilebilirliği kalıcı biçimde olumsuz etkilediğinin ortaya konulması halinde yerel yönetimler müdahalede bulunabilecek.

Alınacak tedbirlerin ise kanıta dayalı, gerekli, orantılı ve yalnız sorun yaşanan bölgeyle sınırlı olması gerekecek. Geriye dönük uygulamalara izin verilmemesi de teklifin temel ilkeleri arasında.

Kota veya kullanım sınırlaması gelebilecek

Komisyonun çerçevesi, doğrudan tüm kısa süreli kiralamaları yasaklamak yerine kentlere farklı araçlar sunuyor.

Konut baskısının yoğun olduğu bölgelerde kısa süreli kiralık konut sayısına niceliksel sınırlar getirilmesi, belirli kullanım biçimlerinin sınırlandırılması veya mevcut işletmelere farklı geçiş kuralları uygulanması mümkün olabilecek. Reuters’ın gördüğü taslakta Komisyon, bazı durumlarda kota sistemlerinin doğrudan yasaktan daha uygun olabileceğini değerlendiriyor.

AA’nın aktardığı teklif ayrıntılarına göre, ev sahibinin sürekli yaşadığı kendi konutunda yaptığı sınırlı kısa süreli kiralamalar ile tamamen yatırım amacıyla kısa süreli kiraya ayrılan konutlar arasında da ayrım yapılabilecek.

Berlin’de yüzde 59, Madrid’de yüzde 75, Lizbon’da yüzde 103

Komisyon, yeni düzenlemeyi Avrupa’daki hızlı kira artışlarıyla gerekçelendiriyor.

AB Komisyonunun paylaştığı verilere göre son 10 yılda kiralar:

Berlin’de yaklaşık yüzde 60,

Madrid’de yüzde 75,

Lizbon’da yüzde 100

arttı.

AB Komisyonunun Enerji ve Konuttan Sorumlu Üyesi Dan Jørgensen ise ayrıntılı açıklamasında Berlin için yüzde 59, Madrid için yüzde 75 ve Lizbon için yüzde 103 oranlarını verdi. Jørgensen, yüksek konut maliyetlerinin öğretmen, hemşire ve polis gibi çalışanların görev yaptıkları kentlerde yaşamalarını dahi zorlaştırdığını söyledi.

Komisyon verilerine göre Avrupalıların yüzde 40’ı uygun fiyatlı konuta erişimi yaşadıkları bölgede acil bir sorun olarak görüyor. Kentlerde yaşayanlarda bu oran yüzde 51’e çıkıyor.

Kısa süreli kiralama hacmi hızla büyüdü

Airbnb ve benzeri büyük çevrim içi platformlar üzerinden yapılan kısa süreli konaklama kiralamaları Avrupa’da son yıllarda hızlı biçimde arttı.

Komisyon verilerine göre büyük platformlar üzerinden gerçekleştirilen kısa süreli kiralama faaliyetleri 2018-2024 döneminde yüzde 93 büyüdü. Madrid merkezinde ise uzun süreli kiraya sunulan her 100 konuta karşılık yaklaşık 40 kısa süreli kiralık konut bulunduğu belirtiliyor.

Paris, Barcelona ve Venedik gibi kentler daha önce kendi kısa süreli kiralama sınırlamalarını devreye almıştı. Farklı kentlerin birbirinden oldukça farklı kurallar uygulaması ise hukuki uyuşmazlıklara yol açmıştı.

Komisyonun yeni teklifinin temel amaçlarından biri de AB genelinde ortak bir hukuki çerçeve oluşturarak yerel yönetimlerin hangi koşullarda müdahale edebileceğini netleştirmek.

Airbnb: Asıl sorun yeterince konut yapılmaması

Sektör ise düzenlemeye temkinli yaklaşıyor.

Airbnb, Avrupa’daki konut krizinin temel nedeninin kısa süreli kiralamalar değil, yetersiz yeni konut üretimi ve kullanılmayan konut stoku olduğunu savundu.

Şirketin AB hükümet ilişkilerinden sorumlu yöneticisi George Mavros, konut sorununa yönelik düzenlemelerin inşaat, yenileme ve boş duran konutların yeniden kullanıma kazandırılmasına odaklanması gerektiğini belirtti.

Teklifin açıklanmasının ardından Airbnb hisseleri gün içi işlemlerde yaklaşık yüzde 3 geriledi.

Henüz yürürlükte değil

Düzenlemenin hemen uygulanmaya başlaması söz konusu değil.

Komisyonun teklifi, yasalaşabilmesi için Avrupa Parlamentosu ve AB Konseyi tarafından kabul edilmek zorunda. Müzakereler sırasında kapsam ve uygulanacak araçlarda değişiklik yapılması mümkün.

Teklif kabul edilirse Avrupa’da kısa süreli konut kiralamalarının düzenlenmesinde önemli bir değişiklik yaşanacak. Kentler yalnız turizm politikası üzerinden değil, konutun yerel halk için erişilebilirliği gerekçesiyle de Airbnb benzeri faaliyetlere daha güçlü müdahalelerde bulunabilecek.

Düzenleme özellikle Paris, Barcelona, Lizbon, Berlin ve Venedik gibi turizm baskısı ile konut krizinin aynı anda yaşandığı kentlerde yakından izlenecek.

Airbnb tipi kiralama konut krizi sınırlama