165 kız öğrencinin öldürülmesine karşı uluslararası çağrı: Dilekçeyi imzalayın

Davutoğlu ve Falk'ın da aralarında bulunduğu isimlerden Minab dilekçesi: '165 kız öğrencinin öldürülmesi soruşturulsun'

Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu ile eski BM Özel Raportörü Richard Falk’ın düzenleyicileri arasında yer aldığı uluslararası bir dilekçede, 28 Şubat 2026’da İran’ın Minab kentindeki bir ilkokula düzenlenen saldırıda 165 kız öğrencinin yaşamını yitirdiği belirtilerek, olayın Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM), Birleşmiş Milletler (BM) ve evrensel yargı yetkisini tanıyan ülkelerin savcılıkları tarafından soruşturulması çağrısı yapıldı.

İmza için change.org 165 kız öğrenci için imza kampanyası: Adalet için destek çağrısı

Dilekçede, ABD ve İsrail tarafından İran topraklarına yönelik 28 Şubat 2026 tarihinde gerçekleştirildiği belirtilen saldırının, Birleşmiş Milletler Şartı’nın güç kullanma yasağını düzenleyen 2. maddesinin 4. fıkrasının açık ihlali olduğu savunuldu. Metinde, söz konusu saldırının meşru müdafaa kapsamında değerlendirilemeyeceği, Güvenlik Konseyi tarafından da bu yönde bir yetkilendirme yapılmadığı ifade edildi.

İmzacıların başvurusunda, Hürmüzgan eyaletine bağlı Minab kentindeki “Şecere-i Tayyibe” isimli ilkokulun çok sayıda füze ile vurulduğu, saldırı sırasında sınıflarda öğrencilerin bulunduğu ve okul binasının tamamen yıkıldığı öne sürüldü. Dilekçede, yerel makamlara dayandırılan bilgilere göre, büyük çoğunluğu 7 ila 12 yaş arasındaki kız öğrencilerden oluşan 165 kişinin hayatını kaybettiği, en az 95 kişinin de yaralandığı kaydedildi.

Metinde, okulun yıllardır askeri tesislerden ayrı bir konumda bulunduğu, askeri amaçla kullanıldığına ilişkin herhangi bir bulguya rastlanmadığı ve saldırının hedefleme istihbaratı ile sivillerin korunmasına yönelik önlemler bakımından ciddi soru işaretleri doğurduğu belirtildi.

Dilekçede, uluslararası insancıl hukukun temel ilkeleri olan ayrım, orantılılık ve tedbir yükümlülüklerinin ihlal edildiği savunularak, çocukların bulunduğu saatlerde bir ilkokula yönelik füze saldırısının açık bir savaş suçu niteliği taşıdığı ileri sürüldü. Metinde, bireysel cezai sorumluluğun yalnızca saldırıyı fiilen gerçekleştirenlerle sınırlı olmadığı; saldırı emrini veren askeri komutanları, karar alma süreçlerine katılan siyasi otoriteleri ve planlama ile uygulama süreçlerinde yer alan diğer kişileri de kapsadığı vurgulandı.

İmzacılar, Uluslararası Ceza Mahkemesi Savcılığı’ndan 28 Şubat 2026 saldırısıyla bağlantılı olarak savaş suçları, insanlığa karşı suçlar ve saldırı suçu kapsamında derhal bağımsız ve tarafsız soruşturma başlatmasını istedi. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne konuyu uluslararası barış ve güvenlik tehdidi kapsamında ele alması, İnsan Hakları Konseyi’ne bağımsız araştırma mekanizması kurması, BM Genel Sekreteri’ne ise uluslararası koordinasyonu sağlaması çağrısında bulunuldu.

Dilekçede ayrıca Almanya, Fransa, Belçika, İspanya, Norveç ve Hollanda gibi evrensel yargı yetkisini tanıyan ülkelerin savcılık ve yargı mercilerine de başvurularak, suçun işlendiği yer veya faillerin milliyeti gözetilmeksizin bağımsız soruşturmalar başlatılması talep edildi.

Dilekçenin düzenleyicileri arasında Ahmet Davutoğlu ile Richard Falk yer alırken; imzacılar arasında Abdullah Gül, Muhammed ElBaradei, Cevad Zarif, Özgür Özel, Devlet Bahçeli, Jeremy Corbyn, Ali Babacan, Meral Akşener, Fatih Erbakan, Gültekin Uysal, Zekeriya Yapıcıoğlu, Doğu Perinçek, Erinç Sağkan ve çok sayıda siyasetçi, akademisyen, hukukçu ve insan hakları savunucusu da bulundu.

Metinde, bir ilkokulda çok sayıda çocuğun öldürülmesinin hiçbir siyasi ya da askeri gerekçeyle meşrulaştırılamayacağı vurgulanarak, olayın soruşturulmamasının yalnızca mağdurların haklarını ihlal etmekle kalmayacağı, aynı zamanda uluslararası hukuk sisteminin güvenilirliğini de zedeleyeceği ifade edildi.